Pınara Antik Kenti

Tatil365gun

Fethiye Eşen yolu üstünde 45. km den batıya ayrılan yolun devamında 6 km sonra Minare köyüne ulaşılıyor. Pınara harabeleri de bu köyün gerisinde bulunuyor. Minare köyünün halkı ören yerine çıkan yolu gösterebileceği gibi ulaşımda traktörlerle de yardımcı oluyor.

pınara antik kenti

Likya dilinde yuvarlak anlamını taşıyan Pınara kelimesi bazı yazıtlarda Pinale biçiminde de bulunmaktadır. Likya birliğinin önemli kentlerinden biri olan Pınara, Xanthos, Tlos, Patara, Myra ve Olympos ile birlikte üç oy hakkına sahipmiş. Satrap ( Kral ) Piksodaros döneminde kentin ilişkileri bilindiği gibi, Büyük İskender in Asya seferi sırasında İ.Ö.334 – 333 yılında adından söz edilir. Kentin batı kesimindeki yüksek kayalık bölge ilk yerleşim yeri olarak tanımlanır. Roma döneminde, daha alçak olan kayalıklarda Çınarlı dere yatağının doğuya bakan tarafındaki büyük kayanın yüzeyinde bir çok Likya tipi mezar bulunur. Bunlardan en büyüğü ve önemlisi bir kent tasviri içerenidir. Yerel bir kralın mezar anıtı olduğu düşünülen yapının ayrıntılarında Helen geleneklerinden gelen kabartmalar bulunmaktadır ..Bunlardan en önemlisi saçakları taşıyan hatıl başlarındaki Gorgonlar ( Gorgonlar : Yunan mitolojisinde keskin dişli, saç yerine başlarında canlı yılanlar olan, dişi canavarlardır. Efsaneye göre gözlerine bakanı taşa çevirirler. Üç kız kardeştirler; Medusa, Euryale ve Stheno ) dır.

Yapının sundurma kesimine girildiğinde sağlı sollu olarak kent manzarası görülür. Likya kentinin surları, surların gerisinde direkli mezarlar, lahitler ve arka planda yine surlarla berkitilmiş yükseltideki saray, boşluklarda evler ve figürler, mutlaka izlenmesi ve incelenmesi gereken ayrıntılardır.Kral Mezarı diye de bilinen bu kent manzaralı mezardan yukarı kayalığın güney kenarı izlenerek yokuştan çıkılırsa hem kaya mezarı örnekleri yeterince incelenmiş hem de kolaylıkla sırttaki yerleşimi bölen caddeye ulaşılmış olur. Buradan sağlı sollu yapılar, sütunlu portikolar izlenerek çam ağaçlarının altındaki kare avlulu, köşe sütunlarının kesitleri kalp biçimli olan ancak bu kalp biçimlerinin taşlar üstüste dururken asla gözükmediği bir yapıya ulaşılır. Yapının taşlarından birinde bulunan phallik kabartma nedeniyle Aphrodite e gönderme yapanlar bulunmaktadır.Kent aşağı kayalığının kuzey ucunda bulunan boğa boynuzlu mezar ise özgün bir örnek olarak tanımlanır. Kentin dışında kalan tiyatro ile odeion, neredeyse günümüze hiç dağılmadan ulaşmıştır. Ancak bölgenin bitki örtüsü ile kaplı olması geziyi biraz zorlaştıracaktır. Batıdaki yüksek kayalıkta görülen mezarlara ise güvercin yuvası adı veriliyor. Yukarıdan iple sarkılarak yapıldığı sanılan mezarların Likya daki en eski mezar tipi olduğu düşünülüyor.Pınara İskender in ölümüyle Bergama Krallığı na bağlanmış daha sonra Roma nın bir şehri olmuş. Bu dönemde canlanmış ve imar edilmiş ancak 141 ve 240 yılındaki depremlerden büyük zarar görmüş M.S. 9. yüzyılda terk edilmiştir. 1957 de meydana gelen depremde de hasar gören dağdaki kayalar aşağıya kaymıştır.

pınara fethiye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir